Keine Panik!

Evet, fakültemizde kulübümüze ait bir oda yok. Evet, hepimize uyan bir buluşma zamanı ayarlamakta zorlanıyoruz. Evet, bayram tatili yıllardır olmadığı kadar berbat bir döneme denk geldi ve önce vize haftası, sonra da ne olduğunu anlamadan bir daha vize haftası ve yine final haftası filan olacak.
Ama bizim de söyleyeceklerimiz ve yapacaklarımız var canım, ne yani.

Biricik fakültemizin mimarisi nedeniyle mi artık bilemiyoruz, aynı sınıfa girip çıkarken bile birbirimizin yüzünü göremediğimiz oluyor. Şaka değil. Bu yüzden buluşma ayarlamak için internet ortamını kullanmak ve telefonlaşmak zorunda kalabiliyoruz. Yoksa yaptığımız her şeyi teşhir etme meraklısı değiliz! Sene başında ne yapalım da bu sorunun üstesinden gelelim diye oturduk, konuştuk ve dışarıda buluşalım dedik. Aramızdan organizasyonlar ayarlayabilecek üyeler belirledik. Her hafta belirlediğimiz bir mekanda buluşacağız.

Tiyatro. Evet, çeviri topluluğuyuz ve evet, tiyatroyla ilgileniyoruz. Kültürümüz artsın, bilgimiz artsın, cümle alem bizi sahnede görsün bir şey sansın mih mih mih diye düşünmüyoruz. Eğtmenimiz yok. Tamamen birbirimizin bilgi birikiminden yararlanıyoruz. Tiyatroyla eğleniyoruz, tiyatro hakkında konuşuyoruz, küçük uygulamalar yapıyoruz. Geçen yıl İngilizce tekerlemeler üzerinde çalışmıştık. Bir araya toplanıp birbirimize kafa sesiyle küfretmiştik. (Ki buradaki fikir İktisat Oyuncuları’ndan alınmıştır) Bayram tatilinden önce dört beş kişiyle bir araya gelip tiyatro konusunu konuşabildik, ama bu yıl yapmak istediğimiz pek çok şey var ve henüz kararımız net değil. Hülya Hoca’dan da fikirler alacağız.

Sinema. Olay şu: Çoğunluk oyunu Thor’dan yana kullandı. Ama biz bunun neresini oturup konuşacağız, “Aa ne kadar yakışıklı” “Olum görsel efektler süper” filan mı diyeceğiz diye düşündük sonradan. Nevzat Hoca da olaya el attı (bilen bilir) ve Thor’u izlememeye karar verdik. Thor yerine ’99 yapımı Beowulf’u izleyeceğiz. Asıl amacımız film eleştirisi yapmak değil (e tabi yapmak isteyen yapar) daha çok filmlerin konusu ve bıraktığı izlenimler üzerine konuşmak.

Altyazı Çevirisi. Çeviriye dair yaptığımız nadir(!) şeylerden biri olsa da projeden sorumlu arkadaşımız dışarıda yürüttüğü çeşitli dernek faaliyetleriyle meşgul olduğundan altyazı çevirisiyle ilgili henüz hiçbir şey ortaya koyamadık (Geçen sene yaptıklarımızı saymazsak). Geçen yıl Case Closed adlı bir animenin bölümlerini çevirmeye başlamıştık, epey eğlenceliydi. Birtakım teknik sorunlar yaşamıştık ama bu yıl ilgili arkadaş sorunları halledecek altyapıya sahip olduğunu söylüyor. Gelişmeleri buradan takip edin, ya da o bahsettiğim arkadaşı gördüğünüz yerde sıkıştırın, öylesi daha etkili olur sanırım.

Kitap Kulübü. Arma Kitap&Cafe’de buluşup okuduğumuz kitaplar üzerine konuşacağız. Düşündük taşındık, ilk olarak Patrick Süskind’in Koku romanını okumaya karar verdik. Listemizde İngilizce ve Almanca kitaplar da var, onlara da sıra gelecek. Sonra da nirvanaya filan ulaşırız herhalde.

TÜÇEB. İzmir’de toplantıları olacakmış. Biz de gidip görüneceğiz tabii ki. İki asil iki yedek üyeyle hem de.

Uzun lafın kısası, biz bir şeyler yapıyoruz ama dışarıdan belli olmuyor. Hep fakültenin mimarisi yüzünden canım!

Reklamlar

Duyuru

 

Üye alımımız 1 Kasım‘a kadar devam ediyor, üye olmak istiyorsanız ve eğer bizi fakültede nerede, ne zaman bulacağınızı bilemiyorsanız infodeuceviri@gmail.com adresine mail atabilirsiniz:)
 

Merhaba

Merhaba arkadaşlar bu blog topluluğumuzun internet üzerinden tüm dünyaya açılan penceresi (şimdilik). Doğal olarak an itibarıyla deneme aşamasındayız. Tepki ve tavsiyelerinize göre bu blog şekillenecek veya kapatılacak. Yorumlamaktan geri kalmayın. yapıştırın gitsin acımayın 😀